Makale

“Yaşlılar Sesini Duyurabilir Mi?” Yapabilirlik Yaklaşımı ve Yaşlı Ayrımcılığı Çalışmalarında Yaşlıların Sessizliğini Kırmak

ÖZET

Yaşlı ayrımcılığı konusunda yaşlılar ne söylüyor? Yaşlıların kendi bakış açılarını ve deneyimlerini esas alırsak yaşlı ayrımcılığı konusundaki kuramsal kavramsallaştırmalarımız ve gelecekteki politikalarımız nasıl şekillenmelidir? Türkiye’de hali hazırda varolan yaşlı ayrımcılığına ilişkin literatür incelendiğinde, yaşlı nüfusun kısmen sessizleştirildiği ve ilgili literatürün daha çok yaşlı olmayan bireylerden toplanan veriler ışında oluşturulduğu görülmektedir. Söz konusu marjinalleşmeye karşı eleştirel bir epistemolojik pozisyon alan bu çalışma yaşlı ayrımcılığına odaklanmakta; yaşlı ayrımcılığını yaşlıların failliklerini merkeze alarak ve birey refahını sadece sahiplikler üzerinden değil fakat kişilerin değerli buldukları oluş ve fiilleri gerçekleştirme özgürlüğü üzerinden değerlendirmeyi öneren Sen’in yapabilirlik yaklaşımı çerçevesinde değerlendirmeyi amaçlamaktadır. Nicel yöntem ile gerçekleştirilmiş bu çalışmada, 152 yaşlıyla yüz yüze mülakatlar yapılmış ve bu mülakatlarda Palmore’un yaşlı ayrımcılığı endeksi kişisel bir bilgi formuyla birlikte uygulanmıştır. Bulgular, üç önemli olguya işaret etmektedir. Birincisi, yaşlı ayrımcılığı, Türkiye gibi “yaşlılara saygılı olmanın” hegemonik bir norm olduğu kültürel bağlamlarda dahi varlığını sürdürebilmekte, fakat bu ayrımcılığın tezahürü açık bir düşmanlık içeren tutumlardan ziyade hayırseverci önyargılar ve kibirli davranışlarla şekillenebilmektedir. İkinci olarak, araştırma yaşlı ayrımcılığı ile farklı demografik gruplar arasında istatistiksel olarak anlamlı bir fark bulmamıştır. Bu çerçevede, bulgular yaşlıların maruz kaldıkları ayrımcılık konusunda kollektif bir kırılganlığı paylaştığını ve ayrımcılığa maruz kalma konusunda eşitlendiklerini göstermektedir. Üçüncü olarak, çalışma kaynak sahipliğine ilişkin ölçütlerin bireylerin yaşlı ayrımcılığından kaçınmasını sağladığı ve bu anlamıyla da birey refahının güvenilir ölçütleri arasında sayılabileceği yönündeki ortodoks faydacı ekonomik varsayımların her zaman doğru olmayabileceğini bulgulamıştır. Söz konusu bulgular ışığında bu çalışma, hem daha derinlikli ve ayrıntılı kavramsallaştırmalar geliştirebilmek hem de daha güçlü siyasalar üretebilmek için, Türkiye’de yaşlı ayrımcılığı çalışmalarında yaşlıların failliklerini önceleyen bir “sosyolojik dönüşün” gerekli olduğu sonucuna varmaktadır

Anahtar Kelimeler

Yaşlı Ayrımcılığı Yaşlı Yapabilirlik Yaklaşımı Eşitlik Türkiye