ÖZET
2000 yılıyla birlikte Filistin özelinde sahadaki gerçeklikler değişmiş ve yeni tartışmalara zemin hazırlayacak yapısal olaylar yaşanmıştır. Ortaya çıkan bu yeni durumda akademik çalışmalar, bir taraftan tek devletli çözüm önerilerine yoğunlaşırken diğer taraftan iki devletli çözümün önündeki engelleri anlamaya ve açıklamaya çalışmıştır. Tartışmalar genel olarak iki devletli çözümün imkânsızlığına yoğunlaşmakla birlikte çözüm ihtimalinin de dile getirildiği görülmektedir. Bu kapsamda akademik camiaya ilaveten, bölgesel ve küresel aktörler ve devlet başkanları da iki devletli çözüme vurgu yapmaya devam etmektedir. Sahadaki gerçekliğe ve İsrail lehine izlediği siyasete rağmen ABD’deki politika yapıcılar ve dış politika çevreleri de iki devletli çözüm retoriğinden vazgeçmemiştir. Bu bağlamda özellikle bazı ABD hükümetleri, dağılan Oslo Süreci’ne rağmen “iki devletli çözüm” üzerinde ısrarla durmuştur. Buradan hareketle çalışma, Oslo Sürecinin dağıldığı ve II. İntifada’nın başladığı 2000’den günümüze kadar göreve gelen ABD hükümetlerinin iki devletli çözüme yaklaşımlarını analiz etmektedir. Çalışmanın verileri 2000 – 2024 arasındaki ABD hükümetlerince yayınlanan Ulusal Güvenlik Strateji belgelerinden toplanarak tematik içerik analizine tabi tutulmuştur/başvurulmuştur. Çalışmanın temel iddiası, ABD’nin iki devletli çözüm yaklaşımının tutarlı bir stratejik çizgiden ziyade, dönemsel ve aktör-merkezli tercihlere göre şekillendiği yönündedir. Bulgular, ABD’nin İsrail-Filistin çatışmasındaki söylemsel tutumun, yapısal dış politika parametrelerinden çok, başkanların normatif öncelikleri, ideolojik yönelimleri ve liderlik tarzları doğrultusunda biçimlendiğini göstermektedir.