ÖZET
Çalışmanın temel amacı, Cumhuriyet Halk Partisi’nin (CHP) ilkelerini temsil eden Altı Ok’un, 5 Şubat 1937 tarihli ve 3115 sayılı kanun kapsamında gerçekleştirilen Anayasa değişikliğiyle Anayasa’nın 2. maddesine eklenmesi sırasındaki meclis müzakerelerini değerlendirmek ve bu değişikliğin siyasal sonuçlarını tartışmaktır. Söz konusu Anayasa değişikliğinin hayata geçtiği meclis müzakereleri, siyasal çoğulculuğun reddedildiği dönemin tek-sesli siyasal ortamını yansıtmasının yanında, devletin temel nitelikleri arasına alınarak anayasal güvenceye kavuşturulan Altı Ok aleyhindeki her türlü karşı-düşüncenin, Anayasa ve ceza kanunu nezdinde suç hâline getirilmesine sahne olmuştur. 1937’de CHP ilkelerinin anayasal teminat altına alınarak, bunlara muhalif olan düşüncelerin açıkça birer suç unsuru olarak tanımlanması ve bunu takiben ertesi yıl hayata geçirilen diğer kanunî düzenlemeler neticesinde Türkiye’deki Tek-Parti yönetimi hukuken de meşrûlaştırılmıştır. Atatürk İlkeleri/Kemalizm’in İlkeleri olarak da isimlendirilen Altı Ok’un Anayasa’ya eklenmesi sıradan bir Anayasa değişikliği olarak değil; Tek-Parti yönetiminin benimsemiş olduğu ideolojinin anayasal bakımdan tahkim edilmesine aracılık eden tarihî bir köşe taşı biçiminde anlaşılmalıdır.